Krizlerin psikolojik yönetimi nasıl olmalı? - Gazete KonyaGazete Konya

25 Ocak 2022 - 02:05
Saç bakım Ürünleri
Türkçe العربية English

Krizlerin psikolojik yönetimi nasıl olmalı?

Kişilerin hayatında rutini bozan ve problem çözmekte zorlandığı bütün olayların kriz olarak tanımlanabileceğini belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, krize hazırlıklı olmanın önemine işaret etti.

Krizlerin psikolojik yönetimi nasıl olmalı?
Son Güncelleme :

06 Kasım 2021 - 12:25

191 Okuma

Kişilerin hayatında rutini bozan ve problem çözmekte zorlandığı bütün olayların kriz olarak tanımlanabileceğini belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, krize hazırlıklı olmanın önemine işaret etti.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kriz ve risk yönetimi psikolojisine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Krizi “insanın alışılmış düzenini bozan, dengeleri bozan durum ve olaylar” olarak tanımlayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişinin hayatında rutini bozan ve problem çözmekte zorlandığı bütün olaylar kriz olarak tanımlanabilir. Krizlerin olumlu ve olumsuz yönü vardır. Krizler iki yönlüdür. Krizlerle ilgili öncüller vardır. Bu öncülleri görmek çok önemlidir ve krizle ilgili kriz planının olup olmaması önemlidir. Kişinin herhangi bir kriz olursa ne yapacağıyla ilgili önceden hazırlıklı olması da değerli.” dedi.

Kriz öncesinde önlem dağılmayı önler

Hayatı bir zincire benzeten Tarhan, krizlerin o zincirin en zayıf halkası olduğunu belirterek, “Zincir gerildiği zaman, o zincirin kuvvetli yeri o zincirin en zayıf halkasıdır. Krizde de genellikle dağılmalar, bozulmalar en zayıf halkada olur. Kişi bunu önceden bilir, onunla ilgili önlem alırsa krize karşı hazırlıklı olup krizi daha kolay ve daha rahat yönetir. Krizdeki en önemli şey, kişinin ne yapacağını bilmemesidir.” ifadelerini kullandı.

Kriz anında normal kalmayı başarabilmek gerekiyor

Krizler anında soğukkanlı olunmasının önemini vurgulayan Tarhan, “Ailedeki krizlerde de önyargılı olmamak ve soğukkanlı kalabilmek önemli ve gereklidir. Örneğin çocuk eve gelmedi veya kişi eşiyle alakalı bir dedikodu duydu. Kişi böyle durumlarda düşünmeden hareket ederse, aklına ilk geleni yaparsa, ilk duyduğuna inanırsa büyük oranda hata yapıyor. Önyargılarla hareket ediyor. Krizi felaketleştirmiş oluyor. Böyle durumlarda kişilere o krizle ilgili durup, düşünüp sonra yeniden değerlendir yapmasını tavsiye ediyoruz. Yani dur, düşün, yap (DDY) diyoruz. Kriz, normalin içinde bir anormallik olmasıdır. Kriz anında yani anormalin içerisinde normal kalmayı başarabilmek gerekiyor.” dedi.

Soğukkanlı kalma becerisi yoksa krizin bir parçası olunur

Kişinin kriz durumlarında nasıl davranması gerektiğine ilişkin bir eğitimi ya da becerisi varsa krizi iyi yönetebileceğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişinin soğukkanlı kalma becerisi yoksa krizle birlikte kendini krize kaptırır. Krizin bir parçası olur. Bu nedenle bir kriz olursa ne yapacağımızla ilgili bir yol haritamız olması gerekir. Kurumsal yapılar ve şirketler kriz durumunda hazırlıklı oluyorlar. Krizle ilgili bir komuta merkezi oluşturuyorlar ve krizle ilgili alternatif çözümler üretiliyor. Aile içerisindeki olası kriz durumlarında problem çözmenin genel bir yönetimi vardır.” diye konuştu.

Ailedeki kriz yönetimde üç adım

Ailedeki olası krizlerde birinci adımın problemi tanımlamak olduğunu kaydeden Tarhan, “İkinci adım muhtemel çözüm yolları belirlemektir. Üçüncü adım da çözüm yollarından birine karar verip onu denemektir.” dedi.

Ortak akılla hareket edilince krizler kolay yönetiliyor

Aile içerisindeki krizlerin çoğunun eğer ailede iyi niyet ve sevgi varsa kazanıma dönüşebildiğini belirten Tarhan, “Bu durumda krizler kazanıma dönüşüyor. Aile fertlerine bir şeyler öğretiyor ve bağları daha da kuvvetlendiriyor. Çiftlerin arasına girip kriz çıkaran kişiler olduğu gibi ekonomik zorluklar da krizlere yol açabilir. Bütün bu krizlerde taraflar ortak akıl yürütebiliyorlarsa krizden kolay çıkılıyor. Ortak akıl yürütemeyip yargılayıcı ve suçlayıcı yaklaşıyorlarsa ‘Sen zaten şöylesin, sen böyle yaptığın için bu oldu’ gibi karşı tarafı suçlayan bir tutum krizi büyütüyor.” diye konuştu.

Krizlere itfaiye modeliyle yaklaşılmalıdır

Krizi yangına benzeten ve krizlerde yangına müdahale eden itfaiyeciler gibi yaklaşmak gerektiğini kaydeden Tarhan, “Yangın çıktığı zaman önce yangının söndürülmesi amaçlanır. Sonra soğutulur ve en son da nedenine bakılır. Krizlere itfaiyeci modeli ile yaklaşmak gerekiyor.” dedi.

Krizler tehdit ve fırsatı beraber barındırıyor

Krizin tehdit ve fırsatı bir arada barındırdığını belirten Tarhan, “Her olayda bir tehdit boyutu vardır. Kişi dengelerin bozulacağını ve kaybedeceğini düşünür ama diğer taraftan da fırsat boyutu vardır. Bu nedenle krizi fırsata çevirebilmek için ciddi bir şekilde hazırlık gerekiyor. Mesela şu anda küresel olarak yaşanan Covid-19 pandemisi krizini fırsata çevirebilen kişiler rahatlıkla ön plana çıktılar ve krizde büyüme sağladılar.” dedi.

İLKHA

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.